Eksamen: PSP5932 | Semester: Vår 2025 | Varighet: 5 timer
Vekting: Lesing ca. 25 % | Skriving ca. 75 %
| # | Påstand | Svar | Forklaring |
|---|---|---|---|
| 1 | Turismenæringens miljømessige og sosiale konsekvenser er ikke så store som noen frykter. | Feil | Teksten sier «çevresel ve sosyal etkileri artık göz ardı edilemez boyutlara ulaştı» – konsekvensene har nådd nivåer som ikke lenger kan ignoreres. |
| 2 | Middelshavsområdet er et av de områdene som har tatt størst skade av turisme. | Riktig | «Akdeniz Bölgesi, doğası aşırı derecede tahrip edilmiş bölgelerin başında gelmekte» – Middelhavsregionen er blant de mest skadede områdene. |
| 3 | Det er en kjent sak at skogbrannene øker parallelt med utviklingen i turismenæringen. | Riktig | «Orman yangınlarının turizmin gelişmesi ile paralel olarak arttığı artık çok iyi biliniyor» – det er svært godt kjent. |
| 4 | Havskilpadden har fremdeles gode levekår som følge av igangsatte tiltak i store deler av Middelhavet. | Feil | «Deniz kaplumbağaları da yaşam ortamlarının yapılaşmaya bırakılması nedeniyle bu bölgeden silinmek üzereler» – havskilpaddene er i ferd med å forsvinne fra regionen. |
| 5 | Økoturismen har gjort seg fortjent til navnet etter mange års seriøs satsing. | Feil | «Ekoturizm ya da çevreci turizm kavramlarının içi hâlâ doldurulamadı» – begrepene økoturisme har fortsatt ikke blitt fylt med reelt innhold. |
| 6 | Det er viktig at turister er bevisste på å velge destinasjoner som ikke ødelegger naturen. | Riktig | «Doğamızı yok eden yatırımları reddedebilecek bilinçte turistlerin de büyük bir katkı koyması mümkün» – bevisste turister kan gi et stort bidrag. |
Ben Hans'ın düşüncelerine büyük ölçüde katılıyorum. Bir ülkeyi ziyaret ederken o ülkenin kültürünü tanımak ve birkaç kelime bile olsa yerel dili öğrenmek, hem saygının bir göstergesidir hem de seyahat deneyimini zenginleştirir. Çevre dostu seyahat etmek ise günümüzde bir tercih değil, bir sorumluluk haline gelmiştir.
Öte yandan Sofie'nin söylediklerini de anlayabiliyorum. Herkes tatilde rahatlamak ister ve bunun yanlış bir tarafı yoktur. Ancak bu rahatlığın başka insanların ve doğanın zararına olmaması gerektiğini düşünüyorum. İyi hizmet beklemek doğal ama her yerde İngilizce konuşulmasını beklemek biraz bencilce olabilir.
Norveç'i ziyaret eden turistlerden bazı şeyler bekliyorum: doğaya saygı göstermelerini, çöplerini bırakmamalarını ve yerel toplulukların yaşam alanlarına dikkat etmelerini. Ayrıca Norveç'in sessiz ve huzurlu doğasını korumak için kalabalık gruplar halinde gelmek yerine küçük gruplar halinde seyahat etmelerini tercih ederim.
| # | Påstand | Svar | Forklaring |
|---|---|---|---|
| 1 | Jeg-personen satt bak Işık Erzi under fysikkeksamenen. | Riktig | «Arkasında oturmuş, ondan kopya çekiyordum» – Jeg satt bak ham og kopierte fra ham. |
| 2 | En venn som satt til høyre for Erzi, gjorde ham oppmerksom på en regnefeil han hadde gjort under eksamenen. | Galt | Det var jeg-personen som satt bak (ikke til høyre for) Erzi: «Arkasından fısıldadım» – Jeg hvisket fra bak ham. |
| 3 | Erzi leverte eksamensbesvarelsen uten å rette opp feilen han var blitt gjort oppmerksom på. | Riktig | «Hatasını gördü ama düzeltmedi» – Han så feilen sin, men rettet den ikke opp. En moralleksjon for forfatteren. |
| 4 | Jeg-personen kunne forstå hvorfor studentene brukte mer tid på hvordan de skulle jukse, enn på å jobbe med faget. | Galt | «Neden dersi çalışmak varken bunca zahmete katlanmasına hiç akıl erdiremedim» – Han forsto aldri hvorfor de gikk gjennom alt det strevet i stedet for å studere. |
| 5 | Teksten inneholder tre minner om juks fra studietiden. | Galt | To minner er fra videregående (lise) og ett fra universitetet. «İkisi lise dönemime ilişkin» og «üçüncüsü üniversite dönemine ilişkin» – ikke alle fra studietiden (universitetet). |
Sayın Öğretmenim,
Size bildirmem gereken önemli bir konu var. Geçen hafta yapılan matematik sınavında, sınıf arkadaşım Ahmet'in kopya çektiğini fark ettim. Sınav sırasında telefonunu masanın altında kullandığını ve formüllere oradan baktığını gördüm. Bu durum beni çok rahatsız etti çünkü hepimiz saatlerce çalışarak sınava hazırlandık.
Bu durumu bildirmemin nedeni, sınavların adil olması gerektiğine inanmamdır. Kopya çeken bir öğrenci hem kendine hem de dürüst çalışan arkadaşlarına haksızlık yapmaktadır. Bildirmek zor bir karar olsa da doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum.
Gelecekte bu tür olayları önlemek için sınav sırasında telefonların toplanmasını ve sıra düzeninin değiştirilmesini önerebilirim. Ayrıca sınavların farklı versiyonlarının hazırlanması da etkili olabilir.
Saygılarımla
Hayatımızda bazen bir durumu başkalarına bildirmemiz gerekir, bazen de susmak daha doğrudur. Bu konuda doğru kararı vermek her zaman kolay değildir.
Bence birini şikayet etmenin doğru olduğu durumlar vardır. Örneğin, okulda bir öğrencinin sürekli olarak başka bir öğrenciye zorbalık yaptığını görürsek, bunu mutlaka bir yetişkine bildirmeliyiz. Çünkü zorbalık kurbanın ruh sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir ve susarak ona yardım etmiş olmayız. Bu durumda sessiz kalmak, zorbaya destek vermek anlamına gelir.
Öte yandan, bazen susmak daha iyidir. Örneğin, bir arkadaşımın ailesiyle ilgili özel bir sorunu varsa ve bunu bana güvenerek anlattıysa, bu bilgiyi başkalarıyla paylaşmam yanlış olur. Bu durumda arkadaşımın güvenini korumak, dedikodu yapmaktan çok daha önemlidir.
Sonuç olarak, birinin güvenliği tehlikedeyse konuşmalıyız, ama özel konularda başkalarının sırlarını saklayabilmeliyiz. Her durumu dikkatli bir şekilde değerlendirmek gerekir.
| # | Påstand | Svar | Forklaring |
|---|---|---|---|
| 1 | Forskning viser at sannsynligheten for å få både fysiske og psykiske skader er større blant dem som følger med på nyhetene hele tiden. | Riktig | «Haberleri takıntılı bir şekilde takip eden insanların … hem fiziksel hem de zihinsel sağlık sorunlarından muzdarip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu buldu.» |
| 2 | Stadige nyheter om store globale problemer kan skape engasjement og motivasjon. | Galt | Tvert imot: «insanların savunmasız, güçsüz ve sıkıntılı hissetmelerine neden olabiliyor» – det får folk til å føle seg sårbare, maktesløse og forpinte. |
| 3 | 25 prosent av oss er avhengige av å følge med på nyhetene. | Galt | «Her 6 kişiden 1'inde» – 1 av 6 (ca. 16,7 %), ikke 25 %. |
| 4 | Nyhetsavhengighet har en positiv innvirkning på individets forhold til omgivelsene. | Galt | Tvert imot: «aile ve arkadaşlarla geçirilen zamanı bozuyor» – det ødelegger tid med familie og venner. |
| 5 | Det må settes i gang kampanjer for å hindre nyhetsavhengighet. | Riktig | «Medya okuryazarlığı kampanyalarının gerekli olduğunu söylüyor» – de sier at mediekompetansekampanjer er nødvendige. |
| 6 | Det må forskes mer på hvordan nyhetsindustrien forverrer problemet med nyhetsavhengighet. | Riktig | «Haber endüstrisinin sorunu nasıl körüklediği hakkında daha fazla araştırma yapılması gerektiğini de ekliyorlar.» |
| 7 | Overskriftene mediene bruker for å tiltrekke seg oppmerksomhet, skaper et uheldig forhold mellom bestemte typer mennesker og nyheter. | Riktig | «Belirli insan türleri için … haberlerle uyumsuz bir ilişkiye de yol açabilir» – for bestemte typer mennesker kan det føre til et usunt forhold til nyheter. |
| 8 | Medienes profittjag er ikke en trussel mot demokratiet, men mot den enkeltes helse. | Galt | «Ticari baskıların sadece sağlıklı bir demokrasiyi sürdürme hedefine değil, bireylerin sağlığına da zarar verebileceğini» – det kan skade både demokratiet og individuell helse, ikke bare det ene. |
Günümüzde haberleri takip etmek her zamankinden daha kolay ama aynı zamanda daha karmaşık hale geldi. Ben haberlerle düzenli ama kontrollü bir ilişki kurmaya çalışıyorum. Her sabah kahvaltıda yaklaşık yirmi dakika haber okuyorum ve gün içinde telefonuma gelen önemli bildirimlere bakıyorum. Ancak sürekli haber akışına kapılmamaya dikkat ediyorum çünkü bunun strese yol açabileceğini biliyorum.
Bence bazı konularda daha fazla bilgilenmeye ihtiyacımız var. İklim değişikliği, eğitim politikaları ve bilimsel gelişmeler gibi konular toplumun geleceğini doğrudan etkileyen meselelerdir ve medyada yeterince yer bulamıyor. Öte yandan, ünlülerin özel hayatları, magazin haberleri ve sansasyonel olaylar hakkında gereğinden fazla bilgi bombardımanına maruz kalıyoruz. Bu tür haberler insanların dikkatini gerçekten önemli meselelerden uzaklaştırıyor.
Haberleri genellikle NRK'nin internet sitesinden ve bazı güvenilir Türk haber sitelerinden takip ediyorum. NRK'yı tercih ediyorum çünkü devlet destekli olması sayesinde ticari baskılardan nispeten bağımsız ve tarafsız habercilik yapıyor. Sosyal medyadan haber almaktan kaçınıyorum çünkü orada yanlış bilgi ve manipülasyon riski çok yüksek.
Haber kaynaklarının seçimi son derece önemlidir. Güvenilir olmayan kaynaklardan bilgi almak, yanlış bilgilenmeye ve hatalı kararlar almaya neden olabilir. Ayrıca haberleri farklı kaynaklardan takip etmek, konulara farklı açılardan bakabilmemizi sağlar. Medya okuryazarlığı, çağımızın en önemli becerilerinden biridir ve her bireyin haberleri eleştirel bir gözle değerlendirmesi gerekmektedir.